Ünlü Penguen

Başlık, gerçek bir başlık. Yani ünlü bir linux kullanıcısından bahsedeceğiz bu yazı. Biliyorum aklınıza ilk ben geliyorum ama değil. Sonra Serkan ÇALIŞ diyebilirsiniz ama O da değil:D. Hasan KIR var sırada(kusura bakma abi, biz daha ünlüyüz:D) ama O da değil. Neyse önce olayı anlatalım sonra şahs-ı pengueni söyleriz.

Bodrum Diamon Hotel’de besiad tarafından gençlerle beyin fırtınası adı altında bir toplantı düzenlendi dün. Tamam canım hemen şaşırmayın ben genç olarak orada bulunmuyordum. Okulumuzdan 5 öğrencide davet edilmiş bu beyin fırtınasına. İki öğretmende bu öğrencilerle beraber görevli olarak gittik. Yalan yok cuma günü saat 17 sularında durumdan haberdar oldum ve çok canım sıkıldı. Ama huyum kurusun bu gibi durumlarda işi hep espriye vuruyorum. Neyse biliyorum sevgili hayranlarım, kendimden bahsetmemi çok istiyorsunuz ama bu olmayacak. Zira konumuz ünlü penguen(ünlü ben değilim, tekraren belirteyim).

Neyse gittiğimizde güzel bir otel, iyi bir servis ile karşılaştık. Tabii ki iç geçirmedik değil. O güzelim ortamın sadece turistler tarafından kullanılması her zaman ki gibi sinir bozucuydu ama bizim orda bulunmamızın sebebi bunları eleştirmek idi zaten. Konu Bodrum hakkında gençlerin sorunları ve çözüm önerileri. Aslında global anlamda dünya sorunları da konuşulabiliniyordu ancak gözünün önünden gayrısını göremeyen gençlik İstanbul’dan bahsedemezken, dünyadan nasıl bahsetsin?

Toplantı başladı 15 dakika sonra. Ünlü penguen gerçekten gençlere ve fikirlerine değer veriyordu. O kadar ahım şahım bir toplantı gibi görünmese de organizatörler duruma önem veriyorlardı, ünlü penguen gibi. Gençlerde kendilerine verilen bu değerden gayet memnun kalmış gibiydiler. Ünlü penguenimiz hiçte ünlü havasında değildi. daha çok bir arkadaş gibiydi. Cümleleri düzgün seçiyordu, sloganlardan uzak ama bilinçli bir imaj veriyordu. Açıkçası ilk izlenimi çok güzeldi, benim açımdan. Daha önceleri de bu gibi oturumlarda bulunmuş olacak ki çok iyi yönetiyordu durumu. Bizimle beraber hiç sıkılmadan 4 saat geçirdi. Tabii ben fazla dikkat çekmemek için arka saflara geçtim ama ne mümkün. Kelimden midir, kelimelerimden midir bilinmez ama çok sırıtıyorum bulunduğum ortamda. Ne hikmetse her defasında ” Gündoğan Lisesi nerde?” sorusu soruldu. Ama ne yazık ki tek öğrencimiz kalmışken, sırf okulumuzun imajı için gitmedim ve bende aktif olarak işe giriştim, fikirlerimi beyan ettim.

İlk ara verdiğimizde yine aynı soru soruldu “Gündoğan Lisesi nerde?”. Bende hemen geçtim bulunmam gereken yere. Fotoğraf çektirecektik, o ara ünlü penguen ile sohbet etme imkanımız oldu. “Siz öğretmen misiniz” diye sordu bende “Evet” dedim. ” Ne öğretmenisiniz?” sorusunu müteakip “Bilgisayar” deyince, “Aaa çok güzel. Bende lisedeyken okulun en iyisiydim” diyerek iç geçirdi. Sonrasında “Ama şu an bilgisayarda yine birşeylerle uğraşıyorum” deyince “yavs tiyatrocu programlama felan uğraşmıyordur herhalde” diye garipsedim. Ama ünlümüz Linux kullanıyorum demez mi? Bir an şaşırdım. Sonra bend linux kullanıyorum dedim. Ordan öğrencimiz araya girdi “hocamızda linux kullanıyor” dedi. Sohbet linux üzerine düştü. Öyle belli ki epey bir sevmiş linuxu. Ubuntu kullanıyormuş. Ama sıradan basit kullanıcı değil gibiydi. Özgür yazılımı, açık kaynağı çok iyi biliyordu. Açıkçası o an epey bir sohbet etmek istedim ama ünlümüz benim kadar olmasada yakışıklı olunca ve etrafta da genç kızlarımız olunca pek sohbet etme imkanımız olmadı.

Oturumun ikinci kısmında herkes saydığı sorunlar için çözüm önerilerini dile getirdi. Doğal olarakta her defasında Ünlümüz tarafından aynı soru soruldu. Siz çözüm için neler yapıyorsunuz? Tabii kısık seslerle karşılık bulan soru aslında birçok şeyin fotoğrafıydı. Zira sadece eleştirip üzerine düşen hiçbir konuda kılını kıpırdatmayan bir topluluğuz. Her neyse sonra iş yine Ünlü penguenimize geldi. Cümlelerini tam hatırlamasam da güzeldi. Öyle belli ki linux hakkında konuşmak O’nunda hoşuna giden bir durumdu. Konuyu en sonunda linux’a getirdi en nihayetinde. Tabii her defasında bende dikkat çekiyordum, zira beni işaret ediyordu. Çok mantıklı cümleler kuruyordu. Sloganik değildi cümle veya kelimeleri. mantık içeriyordu. Kurduğu cümleleri tek tek hatırlamaya çalışayım.

- Ben mesela değişimin bir parçası olmak için windows kullanmıyorum. Alternatif işletim sistemi olan linux kullanıyorum. Böylece herkes tarafından tek hakim olarak bilinen windows’un tekelinin kırılması için birşeyler yapıyorum. Elbette windows kullanılmasına karşı değilim ancak seçim hakkımın olduğunu biliyor ve bu hakkımı kullanıyorum. Sizler windows kullanıyor olabilirsiniz ancak şunu unutmayın ki bir seçim hakkınız var. Ki bunun daha fazla getirisi varsa niçin kullanmayayım? Mesela sizler hep microsoft ofis kullanıyorsunuz. Bu durumda ya para sayıp alıyorsunuz orijinal yazılımı veya kaçak yollardan temin ediyorsunuz -ki bu yasal olarak suç-. Niçin ücretsiz ve aynı işi yapabilen başka yazılımlar varken onu kullanayım? yada niçin seçim hakkım olmasın. Belki onu belki bir diğerini kullanırım ama bunu ben seçerim. Kimsenin bana birşeyleri zorla dayatmasını istemiyorum. Böylece kendim birşeyleri değiştirmek için özgür yazılımı kullanıyorum.

Aşağı yukarı bu cümleleri kurdu. Gerçekten mantıklı ve objektif bir açıklamaydı bu. Bilinçli olduğu her halinden belliydi, linux konusunda. Zira açık kaynak, özgür yazılım konularını özümsediği belliydi. Dağıtımları saydı ve kavram karmaşalarına takılmadı.

Ehh artık Ünlü penguenimizi açıklayalım. Mehmet Ali ALABORA. Gerçekten hiç aklıma gelmeyecek birşeydi. Bir ünlünün linux kullanması çok güzel birşeymiş. Ünlümüzün bilinçli biri olması da ayrıca güzeldi. Bunu yakından görmek ve yaşamakta güzeldi. Öte yandan yine söyleyeyim, okulda aynı klasöre iki aynı isimde dosyayı kopyalamayı başaramayıp bana telefon açan zihniyet lütfen çekilin veya sesinizi artık kısın. Gördüğünüz gibi bir tiyatrocu kişisel bilgisayarında linux kullanabiliyorsa linuxun bireysel kullanıma uygun olmadığını düşünenler tekrar düşünsünler. Benimle kafa bulan kafasızlar, gidin fareyi kullanmasını başkasına sorun. En ufak basit sorunları için telefonuna sarılıp beni arayan arkadaş, arama.

Buradan sayın Mehmet Ali ALABORA’ya selam yollayıp yazımızı noktalayalım. Mehmet Ali bey ile sonlara doğru ortam sakinleşsinde biraz sohbet edelim dedim ama genç kızlarımız müsaade etmeyecek gibi durunca kaçtım:D. Gerçekten kayda değer bir durumu gözler önüne serdiğiniz teşekkürler. Bu arada evet ben Lapis Linux kullanıyorum. Buradan forumumuza göz atabilirsiniz(reklamlar). GNU ve GNU/linux kullanımının artması dileğiyle.

3 Yanıt to “Ünlü Penguen”

  1. hasan_kir Diyor ki:

    Gerçekten güzel bir haber yapmışsın @eribol, teşekkürler. Kullanma sebebine bakarsak bir fantazi değil, olayın bilinci ve heyacanı içerisinde görüyorum Memoliyi ve seçiminden dolayı tebrik ediyorum.

  2. Heartsmagic Diyor ki:

    Vay egoist vay, kendisini benden önce saymış :)
    Şaka bir tarafa güzel bir gelişme bu, seçim haklarının olduğunu fark eden ünlülerin de olduğunu öğrenmemiz güzel oldu.
    Ha ben vardım da ayrı bir mesele bu, halkımla barışık ve iç içe bir ünlüyüm ben :)

  3. haske Diyor ki:

    dört kelime + bir virgül + iki kelimeyle:)
    ”çok güzel bir yazı, tebrik ederim”

Yorum Yapın