Yenildik!!!

Geçen haftasonu yine Kadıköy’de Fenerbahçe’ye yenildik. Uzun bir süre bunun üzüntüsünü yaşayacağız. Gazeteler binbir türlü alavere dalavere haber, yorum ve başlık sallayacak. İşin ilginç tarafı bizim adımızı kullanark bir sürü yalan sallayacaklar. Zira medyanın büyük bir kısmı malumumuz. Az önce fotospor G.Saray’ın başına F. Terim geçecek diye taraftarların büyük sevinç yaşadığını yazmış mesela. Hangi taraftara sordular acaba? Eminim ki F.Bahçe dua ediyordur Terim’in G.Saray’a gelmesine. En son nasıl bir yıkım yaşattığını biz taraftarlar unutmadık. Rijkaard’dan memnun olmayan taraftar oranı %10 dur en fazla. Zira Fener maçının tamamen artık bir psikoloji savaşı olduğunu tüm taraftarlar biliyor. Açıkçası bu defa ümitliydim zira Rijkaard maç öncesi hep buna vurgu yapmıştı ama Fener’in psikolojik yöntemleri yine bizimkileri perişan etmeye yetti. Rijkaard’ı göndermek isteyenler sanki ilk defa yenildiğimizi mi zannediyorlar?

Bizler sinirleniriz, üzülürüz ama takımın bir maçlık performansına bakmayız. Bir yenilgi sonrası oyuncularımızı tekmelemeyiz. Saha içinde yendiğimiz maçta bile oyuncuya küfretmeyiz(Sabri olayı olabilir). Neyse bunlara muhakkak bir fenerlinin cevabı olur. 6-0 dense başka birşey derken 100 yıllık iki kulübün tarihini konuşsak bitiremeyiz. Yine bizler biliyoruz ki istikrar yakalamak çok önemlidir. Ve bizler Başkan’a Rijkaard’a güveniyoruz ve destekliyoruz. Biliyoruz ki başarıyı en az bizim kadar başarıyı arzuluyorlar. Bize düşen takıma destek olmaktır.

Destek yapmanın içinde birde eleştiri vardır. Ama eleştirimiz şu anda saçmalamakta ÖZDENAK’ın eleştirisi gibi olmamalı. Zaten yaptığı eleştiri yapmak değil, durumun psikolojisine uygun cümle kurmak. Rijkaard maçta niçin dirkektif veriyormuş, maçtan önce ne yapıyormuş, neden futbolculara bunu ezberlettirmemiş miş miş miş? ULUÇ gibi iftira etme abidesine bakıp takıma ve ekibe sırtımızı da dönmeyiz. Bizler gönülden bağlıyız, başka yerimizle değil. Yazık ki bizler taraftar olarak birtek bunların yazdıklarıyla yetiniyoruz. Öyle ki varsa diyeceğimiz, söylemek istemiyoruz takıma zarar vermemek için.

Maçı Fener kazandı. Ama tümüyle, ama medyasıyla, ama futbolcusuyla, ama taraftarıyla. Medya hep G.Saray’ı strese sokacak, küçümseyici haberleri haftalar öncesinde yayınlamaya başladı. Bu hem taraftarı, hem futbolcuyu gerdi. Oysa biliyoruz ki kaybetmemizin asıl sebebi bu gerginlik. Futbolcular G.Saray’ı sinirlendirecek her türlü kurnazlığı futbol kurallarının içerisinde yerine getirdi. Oysa bizim futbolcular biraz sabredip sakin olabilseler en az 30. dakika da Emre ve ikinci yarı Gökhan Gönül kesinlikle kırmızı kartı hak edecek agresif davranışları sergileyecekti. Ama iş tersine döndü yine ve bizim oyuncular gerildi. Fener oyuncularının durduğu veya paniklediği anda taraftar devreye girdi. Basit ama etkili çirkeflikler ile futbolcuları germeye çalıştılar ve nitekim bunun sonucu kırmızı kart oldu. Çok iyi iş yaptılar gerçekten. Oysa bizim taraftar stadda hep kendi oyuncularını strese sokacak hareketler yapıyor ve futboldan çok maç öncesi ve sonrası olayları maçın önüne alıyorlar. Haklı olabilecekleri bir durumda bile haksız oluyorlar. Ama bunu da medya yapıyor. Zira her Ali Sami Yen’deki maçımızın öncesinde haberler genelde “G.Saray bu defa yenebilecek mi?” havasında veriliyor. Yani G.Saray halihazırda küçümseniyor maç öncesinde. Bunlar da hem taraftarı hem de futbolcuları öfkelendiriyor.

İşin psikolojik boyutu gerçekten çok fazla. Bu nedenle uzun bir kısmı buna ayırdım. Ama başka yönleri yok mu? Var elbette. Öncelikle maç sonucunu yabancı futbolcuların çokluğu belirleyecekti. G.Saray’da Elano daha uyum sürecini aşamamış. Bambaşka bir dünya’ya alışmak zor olacak onun için. Baroş çıktı, Nonda dikkatli defansa karşı yapabilecekleri az, Kewel Yedek, Keita sinirli. Ama rakipte ligin en zeki ve teknik oyuncusu Alex, kurnazı Carlos, hızlısı Kazım, Lugano ve Cristian. Yabancı oyuncular kolay kolay sinirlenmez. Çabuk maç stresine girmezler. Diğer taraftan bizim defansta teknik kalitenin zerresi yok. Taraftar olarak Servet ve Zan ne kadar iyi olsalar da bizim dilimizde birer kalaslar. Ayhan rakipten mi bizden mi belli değil(ki bu sezon ki en iyi maçıydı). M. Topuz ve Sarp hiçbir kritik pas yapamadıkları gibi hiçbir ciddi pozisyonu da önleyemediler. Bu durumda Fener’in usta ayakları cirit attı defansımızda. En kötü taraf ise bu defans ve bu teknik oyuncu ve stresli maç en fazla Leo Franco üzerinde baskı oluşturdu. Nitekim yenilen 3 golde de hatası vardı. Ama kötü kaleci olduğundan değil, tekniği sıfır defans hangi takımda olursa olsun o takımın kalecisi ve ileri oyuncuları asla verimli oynayamazlar. Hep bir tedirginlik vardır. Zaten kötü futbolun bir etkisi de bundan idi. Fener’de Emre müthiş oynadı. Alex gibi bir futbolcu saha da otursa bile yeter. Carlos son zamanların en verimli maçını çıkardı. G.Gönül iyi oynadı ama Fenerbahçe’nin bu oyuncu için önlem alması gerekecek. Zira çok agresif. Zaten sarıyı hatta kırmızıyı yese kimse itiraz etmezdi bu maçta. Sokak kabadayılığı Türkiye’de geçiyor ama Avrupa’da geçmiyor.

Bu maça bakarak G.saray’ı ipe götürmenin anlamı yok. 10 yıldır yenilmişiz. Ortada diğer yıllardan farklı bir durum yok. Bir maça bakarak futbolcularımızı ve teknik ekibi hemen ipe germeyiz. Yapılması gereken defans ve orta sahaya futbolu iyi okuyacak çevik ve hızlı futbolcuların alınması. Kesinlikle öncelik yabancı futbolculardan yana kullanılmalı. Linderoth performansını arttırabilirse o sorunu kısmen çözebilir ama bu yeterli olmaz kesinlikle. Hele F.Bahçe gibi teknik kapasitesi yüksek bir takıma karşı biraz zor galip geliriz. Rijkaard 5 maçta kaybetse kesinlikle destek görmeli. Zira ilk Barcelona dönemleri çok kötü geçmişti ama tarihin belki en iyi takımlarından birini oluşturdu(O oyuncular bende olsa diyen ezikleri hemen duyuyorum). 5 yıl boyunca da çalıştırdı. Bırakalım bu adamlar G.Saray’a ve lige kaliteli bir futbol anlayışı getirsinler. Zira sadece G.Saray için değil Türkiye için bile bir çığır açabilecek anlayışa sahip olduklarından eminim.

Sabır sevgili G.Saraylılar. Bize gerçekten bu lazım.

Unutmadan bu yazarlarımızı(!) her yazımda eleştireceğim. Çünkü bu adamlar futbolu katlediyorlar. Futbolun önündeki en büyük engel medyamızdır. Hıncal ULUÇ yazısını okumanıza gerek yoktur. Başlığa bakın içerik anlaşılır. ÖZDENAK daha düzgün bir türkçe kullanamazken kalkıp milyonların önünde ahkam kesemez. Erman TOROĞLU’da bulmuş boş tribünleri sallama moduna kendini kaptırmış ve her geçen gün vites değiştiriyor. Maç iptal olayı gerçekleşse ömür boyu biz derbi maç izleyemeyecektik. Saymakla bitmez basitlikleri ama örümcek ağı gibi sarmışlar medyayı, gitmeye de niyetleri yok.

Yorum Yapın